Anasayfa

Giriş Formu






Şifremi unuttum !
Siz de bize katılır mısınız ? Kayıt Olun

Sitemizin RSS Kaynakları

Reklamlar

 
Hellgate: London PDF Yazdır E-Posta
Üye Oylama: / 0
ZayıfEn iyi 
Pazartesi, 05 Kasım 2007
Makale içeriği
Hellgate: London
Sayfa 2
 Cehennemin kapıları bu sefer Londra'nın karanlık sokaklarında açılıyor.

 

Size en başından beri bu Kasım ayında binbir çeşit oyun ile karşılaşacağımızı daha önce çok söyledik. Nitekim sonbaharın bu eğlence dolu ayı bizleri yanıltmadı ve yepyeni bir yapım ile tekrar bizlere kendini gösterdi. Çoğunuzun yakından tanıdığı (Özellikle RPG sever ve Diablo oyunularınn) Hellgate: London ( Yazı boyunca HL şeklinde hitap edeceğim) nihayet demo sürümünün ardından tam hali ile kendisini gösterdi. Bakalım Blizzard'ın 3 kacak elemanı bizlere yeni nesilde nasıl bir RPG hazırlamış durumda.

Öncelikle belirtmeliyimki başta yapımcı firma şuana dek karşılaştıklarınızdan biri değil. Yani oldukça yeni. İlk oyunları Hellgate: London ile bizlere geçmişteki o güzel RPG-Hack'n Slash yapımlarını bir arada toplamiş bir oyun sunmak istemiş. Nitekim başarmamışta değil. Oyun boyunca RPG türü altında TPS (Third Person Shooter)-FPS (First Person Shooter) açılarından karakterimizi gördüğümüz gibi Hack_n Slash yapma şansınızda doğuyor. Bu yüzden kendisi diğer RPG türlerinden kendini cok rahat bir biçimde ayırmış durumda. Karşılaştırabileceğimiz tek oyun Diablo olacaktır ki bu yazı boyunca pek bahsetmek istemiyorum.Bu yüzden bu yeni oyunu tamamen kendi içinde bölmeler ile inceleyeceğiz.

Hellgate London günümüzden uzun bir zaman sonrasında cehennem kapılarının açılması ile dünyaya saldıran şeytanlar ve onu durdurmak için ortaya çıkmış insan savaşçılar arasındaki bitmek tükenmek bilmeyen bir savaşı konu alıyor. Hepinize çok basit gelmiştir muhtemelen. Oyun boyunca bunun ötesine geçmiyoruz (geçemiyoruz). Öncelikle oyunun başındaki (ve çoğunuzunda bildiği) müthiş bir sinematik ile bilgilendirildikten sonra, oldukça hoş hazırlanmış bir menü eşliğinde New Game moduna dalıyoruz. İşte bu sırada eminimki çok hoşlanacağınız bir karakter menüsü sizleri bekliyor olacak. Nitekim bir RPG oynuyoruz ve bu denli bir karakter menüsü olmazsa olmazlardan. Çok geniş olmasada saç, sakal, boy, vücut ve saç ile ten rengi seçimleri yapabiliyoruz. Öncelikle karakteriniz kadın yada erkek farketmeden surat seçeneklerinde bonkör davranmış. Hem hep hayalinizdeki yüz biçimlerini fazla sayıda bulacaksınız hemde bayanlarda küpe, piercing vs. erkeklerde ise sakal imajına özen gösterebiliceksiniz. Tüm seçenekler yeterli çoklukta ayarlanmış. Elbette herşey tipten ibaret değil. Oyunda yöneteceğiniz karakteriniz için türlerde yok değil. Türler yeterli seviyede ve herbirinin - ve + şeklinde özellikleri var. Karakter türlerinden bahsedelim öncelikle.

BladeMaster: Çoğu RPG oyununda karşımıza çıkan bir tür. Adından da anlaşıldığı üzere kılıç ustasi bir tür. Ateşli silahları çok fazla kullanma yeteneği olmadığı gibi kendine has kullanabileceği kılıç vb. itemlere sahip. Yakın dövüş için oldukça ideal.

Summoner: Summoner yeni bir tür ve oldukça etkili. Genelde işlerini başkalarına (!) yaptıran güçlere sahip. Yani büyü ile yaratıklar canlandırıp ona yardımcı olmasını sağlıyor. Yönetilmesi eğlenceli olabilir.

Evoker: Ona yeni nesil büyücüde diyebiliriz. Genelde silahlardan uzak, özel güçlere yakın durur. Ateş fırlatma, elektrik vb. bilindik güçleri kullanma özelliklerine sahip.

Marksman: Benim oyundaki favori türüm olmakla beraber silahşör bir türdür. Yani ateşli silahları kullanmaya daha yatkınlardır. Kullanabileceğiniz onlarca silah olmasına rağmen sizleri yakın dövüş malzemeleri olan kılıç kalkan ikilisinden alı koyuyor. Yönetmesi en eğlenceli tür diyebilirim. Ayrıca FPS severler içinde şüphesiz en iyi seçim olarak gelecektir.

Engineer: Marksman türüne yakın ama daha fazla alet edavata sahip bir tür. Genelde patlayıcı ve el bombaları kullanırlar. Güçlü diyebiliriz.

Guardian: Oyunun en can alıcı türü. Sert ve güçlü yanları bir kenara kendileri belkide oyundaki ana karakter türüdür. Ona kaba bir biçimde şovalye diyebiliriz. Yakın dövüşte hiçbir engel tanımayan Guardian türü özel güçlerede yatkın.

Gördüğünüz gibi 6 adet birbirinden farklı karakter seçeneklerimiz var. Bunlardan size en yatkın olani seçip oyuna girmenizi tavsiye ederim yoksa alıcağınız zevk çok ama çok düşüyor. Karakterimizi seçip oyuna girer girmez ne şu seçilmiş kişi oluyoruz nede önemli birisi. Arka sokaklardan birinde eli silahli bir adamdan başka bir özelliğimiz yok. Yapmanız gereken zamanla kendinizi göstermek. Ufak tefek görevlerden sonra oyunun ana görev bölgeleri olan istasyonların ilkine adım atıyoruz. Öncelikle istasyonlardan bahsedelim. Londra sokakları artık şeytanların oyun yeri olduğu için, insanlar yeraltı istasyonlarına sığınmış durumda. Bunlar genelde metro istasyonları durumundalar. Bu istasyonlarda ana görevleri alacağınız karakterler bulunuyor. Ayrca alışveriş için bir satıcı, sağlığınızı bedava yükseltmek için bir medic, silah upgrade ve güçlendirmeleri içinde paralı makineler mevcut durumda. Hepsinden tek tek bahsedeceğim. Öncelikle görevleri ele alalım. Oyunda "Tab" tuşunuz ile mini map açarak logolardan ne nerde daha iyi bir biçimde öğrenmeniz muhtemel. Üzerinde sarı soru işareti olan kişiler yan görevler aldığınız elemanlar olmakla beraber her istasyonda bulunan mor renkli soru işareti ana görevinizi oluşturuyor. Yan görevlerden Experience kazanarak level atlama barınıza destek olmakla beraber para ve extra item kazanma şansınızda oluyor. Yan görevler genelde şuraya git, bunu öldür ve şu malzemeyi bul getir türünden. "L" tuşu ile görev panonuza ulaşabiliyorsunuz. Görevlerden her an çıkma şansınızda var elbette. Oyunun yüzde 75'lik oranı yazılara dayalı olduğu için orta düzeyde bir ingilizce sizi idare edebiliyor. Aksi taktirde ne yapacağınızı şaşırabiliyorsunuz. Oyundaki mekanlara direk geçiş için boyut kapıları mevcut



 
< Önceki   Sonraki >
 

Anket

En iyi grafiğe sahip oyun hangisi?
 

Sitemizde şuanda

site statistics
Kişi Bulunuyor

GTA IV